İçeriğe geç

tiananmenian Yazılar

Deve Dikeni – 0005

8 Sistem, sistem, sistem, çevirip durdum zihnimde bir süre kadar bu sihirli kelimeyi. Fırsatını bir yakalasam kendimce toplu resim çekme faaliyetini deneyeceğim ama benimki iktidar yalaması olmadan evvel Alev Alatlı’nın yıllar önce yaptığı ve halen devam etmekte olan “or’da kimse var mı?” serisinden çok farklı olacak. Aynı havayı soluyoruz ama benim Türkiye’m merhum George Orwell’i Sauron’u alkışlatan Alev Alatlı’nın tasavvurunun…

Yorum Bırak

Pazar Yazıları – 0026

Bir yılbaşı saçmalığı; Öküzün altında buzağı aradım ve geçen ay itibariyle Amatem’den randevu alıp alkolizme bakan departmanına gittim. Psikolog ve psikiyatrlarla aram hiç iyi değildir benim. Zır deli zamanlarımdan kalma acı dolu hatıralarla bir zamanlar ana avrat dümdüz söverdim kendilerine ve ilaçlardan tiksinirdim yıllardır. İnsan zamanla her şeye alışıyor klasik bir facebook teyzesi edasıyla söylersek eğer. Gittim ve konuştum gençten…

Yorum Bırak

Deve Dikeni – 0004

Deve Dikeni-4 7 Elbette, kötü bir şaka! Bukowski Postane” kitabına önce “her şey bir yanlışlık olarak başladı.” ile başlar, sonra ‘her şey’ i siler ve devam eder. Kendisi hiç değilse bir romana bu şekil bir başlangıç uygun görmüş, bizim varlığımız kötü bir şaka. Ne olanı beğeniyoruz, ne olacağı değiştirme gücüne sahibiz. Pek fena bir arada kalma hali ve korkunç sıkıştırılmışlık…

Yorum Bırak

Pazar Yazıları – 0026

Kayıp cennetin çocuklarıyız ve birbirimizi yitirip aramakla meşgulüz. Öpünce kurbağaya dönüşen kurbağalar evreninde dudaksız prensesleriyiz kral olmayan babaların, kraliçe olmayan annelerle saraydan bozma gecekondularında yuvalı. Yitik düşler sokağında bir başkasının kabusu değilse eğer hayat dediğimiz hadise, geriye kalan üç dişimin hatırına bana hesap soracak her aldanışın dibine kadar belasıyım, şaraba durmuş asmayım, asılmayın…

Yorum Bırak

Deve Dikeni – 0003

6 Bir kez daha işsizlik denen lanetin kapısını açmıştım ve bu sefer karım ve çocuklarımın sorumluluğu omuzlarımdaydı. Genç ve bekarken hiç değilse Sivas’a gider balık tutup rakı içerek atlatabilirdim bu dönemi. İki ekonomik kriz deneyimim vardı geçmişte ve epeyce uzun süren işsizlik dönemim. Krizlerde ilk kapıya konandım ben, en boktan işin iyi kötü sonunu düşünmeden ilk salak taliplisi. Şartlar her…

Yorum Bırak

Troyka – 0004

 4                  Ses geldi, gitmeliyim.  O benim kâbusum, karanlığım, sığınağım, yasak bölgem.  Var oluşumun dayanağı ve yücelteni.  İlk ne zaman duyduğumu bilmiyorum, ne zaman geleceğini bilmiyorum, gider mi bilmiyorum.  O vardır sadece ve kabul görür.  Korkunç şakacı bir cindir bazen, bazen karlı dağlardan gelen esinti.  Bilge, katil, yalancı bir şeytan.  Bilgeliği her zaman her soruya cevap verebilmesinden ileri gelir,…

Yorum Bırak

Deve Dikeni – 0002

4 “Bugün firmam için ne yaptım demelisiniz…” dedi ve çaya uzandı yeniden. Sanki Allah pezevenk, gün boyu benim için ne yaptın diye sorguya çekiyor? Neyse. Yarım saattir konuşuyorduk, daha doğrusu o oyununu sergiliyor, ben arada sırada kem küm ederek eşlik ediyordum. Aylık maliyetimin kendisine bin altı yüz elli lira olduğundan bahsetti bir ara. Bin lira maaşı anladık da geri kalanı…

Yorum Bırak

Deve Dikeni – 0001

“Bir yazar boksör gibi ayakta kalmak zorundadır. Sözcüklerinizin basılması ringe çıkmak gibi, yeteneğin ortaya konmasıdır. saklanacak yer yoktur. Gerçekler ortaya çıkar ve bazen sonuç felaket olabilir.” resurrecting the champ DEVE DİKENİ Poli 1 Tanrım korkunçtu! İki küçük dijital bip sesi. Semese denilen Türk Dil Kurumu’nun üşenip Türkçeleştiremediği lanet cep telefonu mesajında aynen şunlar yazılıydı; “Is yerinde internete sohbet yapmak yasaktır.…

Yorum Bırak

Pazar Yazıları – 0025

Aha da geldi en sevdiğim tür, kendisinin dünyasına yabancı her şeye siyah giyenler adamlar gözlüğü takan ve boş beleş olsa dahi tek cümle kuramayan bir omo ens… Ağ atarsan olacağı bu… Neyse. Küçük oğlan sıçmış ağzına klavyenin. Tuşlar geç basıyor, virgülde sorun var, tab tuşu neredeyse sizlere ömür ama yazacağız başka yolu yok. Mine craft mıdır her ne ise sürekli…

2 Yorum

Pazar Yazıları – 0024

Benim değerliği yalnızlığımın sürekli taciz edilmesi gibi sorunu var. Benim hüzünlü orospularım ne de güzel bir kitap ismidir ve kendisi de ne boş beleş bir kitaptır. Mutfakta yuvarlak yemek masasında kuruyorum tezgahımı genellikle, pencere açık ve diğer odalara bulaştırmadan rahat rahat sigara içebiliyorum böylelikle, varsa şarap yoksa çay, kahve ne bulursam içiyorum sürekli. Ama olmazsa olmaz tek şey müzik, bu…

Yorum Bırak