İçeriğe geç

Yazar: tiananmenian

Pazar Yazıları – 0035

Bir tür yanılsama… Geçenlerde benim büfeciye uğradım, öğlen vakti olduğundan hanımı tezgahın başındaydı ve kara çarşaflı bir komşusuyla sohbet ederlerken daldım içeri. Kara çarşaf beni görmedi arkası dönük olduğu için ve aynen şöyle söyledi; “Ameller niyete göredir!” Ben dolaba yöneldim ve adetim olduğu üzere üç kırmızı Tuborg’u kavrayarak tezgaha yöneldim. Kara çarşaf beni fark etti ve yana çekildi. Hesabı ödeyip…

Yorum Bırak

Pazar Yazıları – 0034

Ben uzağı göremem Lilith! Bu bir lütuf, gözlüğümü çıkardığımda üç metre ötemdekinin yüzünü seçemem, dost mu düşman mı bilemem. Ben lanetliyim Lilith, bir önceki yüzyılda takılıp kalmış bir ucube. Korkunç bir kabusa uyandık ve eziliyoruz bu karabasanda. Büyük kötülük her yeri sarıyor ve zaman zaman ne kadar un ufak olduğumuzu hissettiriyor bizlere. İki kere elektrik faturasını ödemese kahrından geberip gidecek…

1 Yorum

Pazar Yazıları – 0033

Bir kış gecesi kabusu… İnsanı yok eden şeyler var. Şeyler… Mesela tuvalet klozeti kapağı, sararmış ve kirli. Değiştirmek istiyorsun sürekli ve zamanın yok. Her seferinde o boktan sararmış rengine takılıyorsun, bunu değiştirmem gerekiyor diyorsun içten içe. Her seferinde unutuyorsun, her seferinde erteliyorsun ve her birinde o sararmış renge bir daha katlanıyorsun. Fakirlik değil bu, boş vermişlik biraz. Biraz ondan, biraz…

Yorum Bırak

Pazar Yazıları – 0032

Bir kış gecesi hikayesi… Ne fırtınada soğuğa küserim ne de ayağıma değen taşa küfrederim. Hepsi olması gerektiği gibi, her şey yerli yerinde. Tolstoy’un itiraflarını okudum geçenlerde. Boş beleş arayışlar ve eninde sonunda bulamayış. İnanca sığınma ve kendinden kaçma ile sonlanan bir hayat. Çok güzel dostum, her şey üstüne üstüne gelecek ve sonrasında yaşlanıp öleceksin. Zenginsin ve sırtın yumuşak yastıklara alışık…

Yorum Bırak

Pazar Yazıları – 0031

Düşünüyorum, sorguluyorum, arıyorum, kaçırıyorum, yakalıyorum, karıştırıyorum, kayboluyorum ve bir türlü akıl sır erdiremiyorum olana bitene. İki tane adam var mecliste ikisi de işçi partili, biri geçenlerde mecliste konuşan Erkan Baş diğeri ise malumunuz Barış Atay. Hiç sevilmeyen adamlar, konuştukları, haklarını korumaya çalıştıkları işçiler tarafından sırf komünist diye dışlandıkları adamlar. Ülke adına doğru dürüst muhalefet yapabilen iki kişilik devasa bir yapı.…

Yorum Bırak

Pazar Yazıları – 0030

Trabzon meydandaydım birkaç gün önce ve nerede yaşarsam yaşayayım nasıl bir nefretle birlikte var olduğum bir kez daha hatırlatıldı. Bir zavallı var oluş, iki gereksiz tarafından dövüldü ve ben sadece kalakaldım öylece. Şiddete alışığım, ancak diğerlerine uygulanana karşı yumuşamışım, ilk çıkarım bu. Şiddeti gerçekleştirenler bunu var oluşlarının gerekçesi kılarak o yüzünü gözünü dağıttıkları şişman ve tek bir yumruk dahi atamayan…

Yorum Bırak

Deve Dikeni – 0008

11 Ara form… Üvey evladım Yusuf’la birlikte Beylikdüzü civarından Silivri otobüsüne binmek zorunda kaldık. Diğer türlü metrobüs ve minibüs yapmak zorunda kalacaktık ki yolculuk maliyetimiz iki ya da üç katına çıkacaktı. Tüyap’a kadar her şey yolunda gitti, ardından öyle doldu ki otobüs ancak havalandırma deliklerinden nefes alacak hale geldik. Deve bağırtan yokuşundan aşağı tıngır mıngır inerken arkada oturan ama belli…

Yorum Bırak

Deve Dikeni – 0007

10 Yalnız gezi parkına gelmeden evvel sosyal katmanlarımıza iki yeni grup daha katıldı, “Damdaki Kemancı” filmini seyretmeden ölmemesi gereken pek arada kalmış sevgili Arafilerim. Evet, ne derdi o filmde sevgili Yahudi gencimiz; “Mutlu olmak, yoksul bir terzinin de hakkıdır.” Kuşkusuz, Allah dünyayı var ederken milenyum itibariyle urfa’nın tapusunu Sedat Bucak’a vereyim, yirmi bin insanı da kapısına kul köle edeyim, arabasının…

Yorum Bırak

Deve Dikeni – 0006

9 Umulmadık şeylerle çerçeveliydik aslında. Yapının asıl sahibi ki her türlü ad yakıştırılabilir kendine, kurguyu kendine has gizemler ve çözümsüzlükler üzerine planlamış olmalıydı. Her insanın idrakinden bağımsız ve her birinden ayrı ayrı beslenen. Anlayamıyordunuz, aklınız, varlığınız ve evren vardı sadece ama her ne olursa olsun evrenle uzlaşmak zorundaydınız bir şekilde. Diğer yandan İ. Melih Gökçek diye bir şey vardı bir…

Yorum Bırak

Pazar Yazıları – 0029

Sarmal Öptüğümün Gandalf’ı kaçıncı günün şafağı oldu, halen ortada yoksun, Godot bu kadar beklenmedi anasını satayım… Evet, yenilgi kuşağı, kırkını deviren adamlar evreninde yitip gidenlerin parasız, borçlu, sevgisiz, hımbıl, teneke bireylerinden kıdemli tarafından uzatmalı itin biri olarak küçük oğlumun matematik ile başının dertte olduğunu bildiren ve etüde katılması gerekliliğinden dem vuran sevgili matematik öğretmenimizin güzel başlangıcıyla günü yarıladık şükürler olsun…

Yorum Bırak