İçeriğe geç

Pazar Yazıları – 0031

Düşünüyorum, sorguluyorum, arıyorum, kaçırıyorum, yakalıyorum, karıştırıyorum, kayboluyorum ve bir türlü akıl sır erdiremiyorum olana bitene. İki tane adam var mecliste ikisi de işçi partili, biri geçenlerde mecliste konuşan Erkan Baş diğeri ise malumunuz Barış Atay. Hiç sevilmeyen adamlar, konuştukları, haklarını korumaya çalıştıkları işçiler tarafından sırf komünist diye dışlandıkları adamlar. Ülke adına doğru dürüst muhalefet yapabilen iki kişilik devasa bir yapı. Artık safımı işçi partisinden yana koyuyorum. Bıktım CHP denilen sümsük muhalefeti sırf Sauron karşıtlığı yüzünden desteklemekten. Öptüğümün Sauron’u zannetme ki zafer kazandın ve diğer gününü rahat uykunda geçireceksin. Asla rahat uyuyamayacaksın, her gece bir sonraki günü kendi iktidarında geçirebilmek için ve götünü kurtarmak için her türlü kurnazlıkları düşünerek gecelerini geçireceksin. Bir dakikada harcadığın para ile bir ay geçinmeye çalışan işçileri kandırmak için kullandığın din ve kuran seni kurtaramayacak. Her dakika harcadığın para her dakika sana dert olup içine oturacak. Asla korkusuz ve özgür olamayacaksın. Sen ve senden geçinenlerin sonunu görmeden de geberip gitmeyeceğim. Bir yanda saray bir yanda gecekondu görmek için gelmedim ben dünyaya. Bu utançların hepsini tarihe gömmeden de gitmeyeceğim ulan. Bu da bizim inadımız, manyaklığımız, ruh özgürlüğümüzün kanıtı. Ben senden ve sana cehennem odunu taşıyan herkesten daha onurlu bir hayatı taşıdım, ne korkuyorum ne de vicdanı rahatsız bir gecem var. Düşlerim var, umudum, savaşım, şerefim. Sadece insanca yaşamayı özledik, ya sev ya terk et dediğiniz kısımda sizi onaylamamızı istiyorsunuz. Asla! Gitmiyoruz da sevmiyoruz da. Sizin bizi yönetme sevdanız bizim kendi özgür ruhumuzun baş kaldıran ve diğerlerine duyarlı vicdanlarımıza zincir vuramıyor. Bizi ne eğitebileceksiniz ne de ehlileştirebileceksiniz. Teslim olmuyoruz, hapse de atsanız, öldürseniz de, aç bırakma tehditleriniz, gelecekle korkutmanız, polisiniz, bekçileriniz, askerleriniz, her şey vız geliyor tırıs gidiyor. Adalet ve kalkınma diye gelerek, adaleti ve kalkınmayı öyle bir hale getirdiniz ki, Dario Fo’nun dediği gibi “Başımızı dik yürüyoruz, çünkü boğazımıza kadar boka battık!”. İtibarına tükürdüğümün partisi sana hala inanan salak varsa bile senden hiçbir bok olmayacağını artık kabul etmiş milyonlarca insan da var. Tarihin çöplüğünde yerini çoktan garantiledin sadece henüz farkında değilsin. Yaşasın insanların insanca yaşama onuru, yaşasın isyan edenlerin yüreklerindeki o haklı ateş…

Spartaküs’ün özgürce nefes aldığı her yer İmparatorların kuş tüyü yastıklarında iktidarları için hayvanlaştıkları her türlü konfordan yeğdir…

Tarih:"Rastgele"

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir