İçeriğe geç

Pazar yazıları – 0039

İlahi Azrail sen adamı adamı öldürürsün diyecekken tam, sen adamı güldürürsün diye değiştiriyorum anında. Adamı ya da kadını, yuvarlak hesap insanı Azrail öldürmüyor, küçük şeyler, küçük hayatlar, küçük hesaplar önce aşındırıyor, sonra deliyor, en sonunda da mezara iteliyor. Benden yana sorun yok, yarım asır yaşadım ve bir sikim de anlamadım hayat denilen zımbırtıdan. Sadece Şirazlı Sadi abimizin “Bir damla kan, bin endişe” yorumuna eyvallah çektim yaşamın anlamına dair.

Geç baba olmanın kıymeti harbiyesiyle bugün itibariyle on bir yaşını dolduran Yavuz efendi’den hariç de çüküme taktığım pek bir şey yok bu aralar. Geç baba oldum ancak, üvey evladım Yusuf sayesinde y ve z kuşağını bir arada sapına kadar da yaşıyorum o ayrı. Yavuz bu aralar online ders görüyor ve iteleye iteleye ekran başında tutuyorum evde çalışmamın verdiği imkanlar dahilinde. Son dersi Türkçe ve sınıf arkadaşlarından bir tanesi ismi diyelim ki Cenk tam ders biterken Yavuz’u Türkçe öğretmenine şikayet etti. Yavuz ders esnasında telefonuna bakıyormuş falan filan. Öğretmen kendi işinize bakın falan dedi, bizimki bozuldu tabi, neyse ders sona erdi? Kim lan bu lavuk dedim? Zırtapozun teki işte baba dedi. Bak evlat her ne olursan ol, bu yavşak gibi asla olma, kendinden evvel başkalarını asla görme ve hayat boyu kimseyi ispiyonlama dedim. Sonra Cenk’ e edebileceği küfürleri öğrettim. Lavuk, yavşak, dallama, gevşek, dalaksız, gereksiz vesaire. Benim hayatım bunların arasında geçti, en azından bizimki erken öğrensin böyle şeyleri, sonradan apışıp kalmasın.

Sonra Pepsi promasyon kamyonu geldi siteye, lüks yerlerde kapıya dağıtıyorlardı öğlende gördüm, bizimkinde orta yere çekmişler kamyonu gelen alıyor giden alıyor. Ya sıkıldılar, ya da bizi orta direk varsayıp ona göre davranıyorlar. Yavuz’u yolladım kapsın gelsin diye bir tane. Sonra Karslı bir teyze, hemen alınma la ben o vasfıyla tanıyorum diye Karslı işte, üç tane yapıştırdı önce bir güzel, sonra tam yirmi metre ayrılmıştı ki geri döndü ve yine istedi dağıtıcı çocuklardan. Ben de pencerede sigara içiyorum o an. Evrim aşamasında Yavuz mu yoksa bu yaşlı osuruk mu şanslı ve soyunu devam ettirecek şimdi diye düşünürken, iki tane daha kaptı teyze ve beş Pepsi promosyon poşetiyle evinin yolunu tuttu. Yavuz en azından promosyon meşrubat dağıtımında beşe bir yenik şimdilik. Sonra Yavuz çaldı kapıyı, dostum Pepsi doğum gününü kutlamak için hediye göndermiş dedim. Avel avel yüzüme baktı, ben dışarı gidiyorum baba dedi sadece.

Gel saat altı gel, Yavuza doğum günü partisi düzenleyeceğiz, ben içerim gari, bu akşam çok kasvetli…

Tarih:"Rastgele"

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir